Mesaj gönderebilmeniz için "Bize Yazın" menü düğmesini tıkladığınızda karşınıza gelecek formu doldurup, "İletiyi Gönder" tuşunu tıklamanız yeterli. Mesajlarınızı ve mektuplarınızı bekliyoruz.
12 Ağustos 2008  

On the National Question

September 1994

The importance of theoretical struggle on national question springs essentially from the need to take a correct political attitude based on Marxist foundations in the face of the liberation struggle of oppressed nations. Marxism is not an impressionist or positivist philosophy limiting itself only with interpreting the world, but an integral world view which strives to change the world and develops in an inextricably dialectical relationship with revolutionary practice. On the national question, as on other political questions, we can assume a correct political attitude only on the basis of internationalist communist principles provided by Marxism and which we must always uphold. Thus in this work we will put forward our main principles on national question.

8 Ağustos 2008  

Ergenekon Soruşturması: Devletin Derinliklerinde Tasfiye Manevrası

Serhat Koldaş, Temmuz 2008

Yıllardır Türkiye’deki siyasal çekişmelerin ana eksenini belirleyen olgu, AB yanlısı burjuva kesimler ile sivil-asker bürokrasi arasındaki iktidar paylaşımına endeksli it dalaşıdır. Kimi süreçlerde durulmuş gibi görünen, kimi dönemlerde ise şiddetlenerek gündemi belirleyen bu çatışma, Ergenekon soruşturması ile farklı bir boyuta ulaştı.

Türkiye’de Burjuva Düzenin Kuruluş Biçimi

Elif Çağlı

Türkiye’de burjuva düzenin kuruluş biçimi, burjuva devrimlerin klasik örneklerinin yaşandığı Batı Avrupa ülkelerindeki gelişme sürecinden tamamen farklı özellikler taşır. Örneğin Fransa’da burjuva gelişim daha feodal toplumun içinde başlamış ve özel mülkiyet temelinde yükselen burjuvazi ilerleyen yıllarda kendi devrimini gerçekleştirerek düzenini kurmuştur. Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nin içinden çıkıp geldiği Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel gelişim çizgisi Fransa’ya benzemez.

30 Temmuz 2008  

Tarihsel Çıkışsızlığın İdeolojik Yansımaları

Elif Çağlı

Günümüzde kapitalizmin derin bir sistem krizi içinde kıvrandığını gözler önüne seren pek çok gösterge mevcut. Ekonomik durum krizsiz kapitalizm olamayacağını açıklayan Marksizmi doğruluyor. Finans zirveleri krizi ertelemeye, bankaları ya da kredi kurumlarını kurtarmaya çalıştıkça da kriz daha yıkıcı hale getirilmiş oluyor. Yalnızca Amerika’da Merkez Bankası 5,3 trilyon dolar kredi yükü taşıyan iki dev konut finansman şirketini kurtarma operasyonunu başlattı.

24 Temmuz 2008  

Kaybedilenlerin Hesabını Devrimci İşçi Sınıfı Soracak

Soner Güven

Arjantin’de 1976 yılında gerçekleştirilen bir darbeyle iktidara gelen faşist askeri diktatörlük, 30 binden fazla insanı katletmişti. 1977 yılında Arjantin’in Plaza De Mayo meydanında bir araya gelen 14 kayıp annesi faşizme meydan okudular.

Her Şey Satılık, Organlar da!

Aylin Dinç

Kapitalizmde her şeyin bir alıcısı vardır, satacak bir şeyin olduğu sürece. Yaşamak için satacak bir şeyiniz kalmadıysa organlarınız ne güne duruyor?

18 Temmuz 2008  

Küresel Gözaltı Toplumu

Kerem Dağlı

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin gündemi yeni bir “tele-kulak” skandalıyla çalkalandı. Önce Anayasa Mahkemesi ikinci başkanının izlendiği ve dinlendiği iddiası ortaya atıldı. Hemen ardından, CHP genel sekreteri Önder Sav’ın, parti genel merkezindeki ofisinde eski Bolu valisi ile yaptığı görüşmenin bir gün sonra bütün detaylarıyla Vakit gazetesinde yayınlanması ise ortalığı bir anda karıştırdı. Bu olayın akabinde ardı ardına milletvekilleri, bakanlar, yüksek düzeydeki yargıçlar ve generaller, kendilerinin de dinlendiklerine dair beyanatlar vermeye başladılar.

DİSK Tarihi ve Militan Sınıf Sendikacılığı

1.bölüm

Selim Fuat

Militan sınıf sendikacılığını geliştirmenin önemli unsurlardan biri de tarih bilincidir. Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihi görece kısa olsa da bugünün militan işçileri için öğretici örneklerle doludur. Türkiye’de sendikal mücadelenin gelişmeye başladığı dönem aynı zamanda militan sınıf sendikacılığının ilk örneklerini sergileyecek olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in de mayalanma ve doğum yılları olmuştur. Bu dönemde yaşanan, pek çok yönden olumluluk içeren örnekler ve sonrasındaki gelişmeler bugünün öncü işçilerinin mücadelelerine ışık tutacak niteliktedir.

13 Temmuz 2008  

Bir Milyon Kişi Askere Gitmekten Kaçıyor

İstanbul’dan bir Marksist Tutum okuru

Burjuvazinin her türlü propaganda kampanyasına rağmen bugün Türkiye de askerlik çağı gelmiş her 20 gençten biri askere gitmek istemiyor. Bu sayı her geçen gün daha da artıyor. Bülent Ersoy savaşa karşı olduğunu söyledi diye hemen hakkında “halkı askerlikten soğutma” iddiasıyla dava açıldı. Benzer açıklamalar yaptıkları için yüzlerce insan aynı kaderi paylaşmaya devam ediyor. Asker cenazelerinde timsah gözyaşları döküp, ölen askerlerin ana-babalarının koluna giren subaylar, onlardan farklı sesler çıkınca hemen muameleyi değiştiriyorlar.

Williamlar Girer, Welatlar Giremez!

Marksist Tutum okuru bir işçi, 28 Haziran 2008

Dünyanın birçok ülkesinin alfabesinde Q, X, W harflerinin bulunduğu gibi, adında bu harfler bulunan dünyanın her ülkesinden insanlar da Türkiye’ye gelebiliyor. Hatta Türkiye’de bu harflerin olduğu şirket adları ve kurumlar da var. Ama isminde ”W” harfi bulunan Alman vatandaşı Welat Kürt olduğu için Türkiye’ye sokulmuyor.

11 Temmuz 2008  

Kürt Sorununda Çözümsüzlük Politikaları

Oktay Baran

Burjuva siyaset sahnesine asker-sivil bürokrasinin envai çeşit hükümet darbesi girişimleri damgasını vuradursun, kapalı kapılar ardında, Türkiye’nin en temel siyasal-demokratik sorunlarından biri olan Kürt sorununda ilginç gelişmeler yaşanıyor.

Solun Kemalizmle Bitmeyen İmtihanı

Levent Toprak

Türkiye’de egemen sınıf içindeki çatışma artarak devam ediyor. Son dönemdeki hafif kıpırdanmaya rağmen, işçi sınıfı hareketinin genel zayıflığı koşullarında Türkiye’deki siyasal gelişmeler büyük oranda bu çatışmanın dinamikleri çerçevesinde cereyan etmekte. Bu çatışmanın işçi sınıfı hareketini birçok bakımdan ilgilendirdiğini, siyasal gündemi analiz ettiğimiz yazılarımızda hep vurguladık. Bu çatışmanın sosyalist sol ya da devrimci hareket üzerinde de önemli etki ve yansımaları bulunuyor.

6 Temmuz 2008  

Kapitalizm Sporu da Kirletiyor

Kemal Erdem, 4 Temmuz 2008

Futbol, egemenler tarafından politik bir araç olarak kullanılmaktadır. TC’nin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Türk milli takımının Avrupa kupasında yarı finale yükselmesi sonrasında “böyle bir galibiyete ihtiyacımız vardı” sözünü de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

ÖSS Gerçekten Bizi Kurtarıyor mu?

Ankara Sincan Organize Sanayiden bir işçi-öğrenci

Şu günlerde milyonlarca genç ÖSS’nin ardından büyük bir heyecanla sınav sonuçlarını bekliyor. Açıklanan sonuçlara göre sınava giren milyonlarca öğrenciden yalnızca küçük bir azınlık üniversite kapısından içeri girmeye hak kazanabilecek. ÖSS milyonlarca genç için hayatın bir dönüm noktası olarak görülmektedir. Çünkü bizlere ve özellikle kız çocuklarına, okursak hayatımızın kurtulacağı düşüncesi, gerek ailelerimiz tarafından gerekse de sistem tarafından dayatılmaktadır.

4 Temmuz 2008  

Sözde Laik-Dinci Çatışması Ardında Devam Eden İktidar Kapışması

İlkay Meriç

Burjuvazinin iç kapışmasında görece bir yatışma yaşandığı kış aylarının ardından, Türkiye baharla birlikte it dalaşının da yeniden kızışmasına tanık oluyor. Üniversitelerde başörtüsünün yolunu açan anayasa düzenlemelerinin Anayasa Mahkemesine intikal ettirilmesi, bunu takiben AKP’ye kapatma davası açılması, ardından gelen Yargıtay muhtırası ve Mahkemenin türban düzenlemelerini iptal etmesi burjuva siyasetin kaynama noktasına ulaşmasına yol açtı. Ordunun siyasete doğrudan müdahalelerine alışkın olan burjuva rejim, şimdi de yargı aygıtı üzerinden müdahaleyle (kuşkusuz bu ilk kez olan bir durum değildir) karşı karşıya bulunuyor.

Katledilişlerinin 15. Yılında Canlar Aramızda

2 Temmuz 2008

Yüreği işçiden emekçiden yana olanlara yapılan her saldırı, emekçileri hedef alan her katliam, aynı akıbete uğruyor. Failler düzen güçleri tarafından korunup kollanıyor. Şurası çok açık ki, Sivas’ta yakılan canların hesabını, burjuva düzen güçleri değil, ancak örgütlü işçi ve emekçi kitleler sorabilir.

28 Haziran 2008  

Kitle Örgütlerinde Devrimci Çalışma

Elif Çağlı, Haziran 2008

İşçi-emekçi kitle örgütleri ve bu tür örgütler içinde devrimci tarzda kitle çalışması yürütülmesi sınıf mücadelesinde son derece önemli bir yere ve role sahip bulunuyor. Bu tür örgütleri yaratmak ve bu tür örgütlerde doğru bir çalışma yürütmek ise, devrimci strateji ve taktikleri yaşama geçirme görevinin esaslı bir parçasını oluşturmaktadır. Bu görevin üstesinden gelmeyi mümkün kılacak başarılı bir örgütlenme, ancak tarihsel gelenek, ilkeli tutum ve deneyim üzerinde yükselebilir.

Statükoculuk, Liberalizm ve Türk Tipi Burjuva Demokrasisi Üzerine Notlar /VI

Mehmet Sinan, Haziran 2008

Mehmet Sinan'ın yazısının 6.bölümünü yayınlıyoruz.

Esnek Çalışma ve Güvencesizlik

Çiğdem Kozlu, Haziran 2008

Kapitalist sistem çürüdükçe ve krizi derinleştikçe daha da saldırganlaşıyor. İnsanlığa ölümü, acıyı, açlığı, yoksulluğu olağan durumlar olarak sunuyor. Sermayenin bekçileri olan hükümetlerse, işçilere, yaşam ve çalışma koşullarını daha da geriye götürecek yasal düzenlemeleri dayatıyorlar azgınca.

Tersanelerde Ölümlerin Nedeni Kapitalist Düzendir

Soner Güven, Haziran 2008

Eğer böyle giderse Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetleri hiç son bulmayacak ve her gün yeni bir işçi ve hatta günde birkaç işçi iş kazalarında ölüp gidecek. Bu sorunun çözümü adet yerini bulsun kabilinden komisyonlar kurmak, yani bozacının karşısına şahit olarak şıracıyı çıkartmak değildir. İşçi kitleleri, en başta da Tuzla havzasında çalışan işçiler, burjuvazinden veya onun Meclisteki temsilcilerinden medet umarak ölümleri durduramazlar.

Çin Kan Ağlıyor

Adil Aksu, Mayıs 2008

Birkaç gündür gazete ve televizyon bültenleri Çin’de meydana gelen depremi konu alan haberlerle dolu. Her yeni bültende ölü sayısının hızla arttığı ve yardım bekleyen daha on binlerce kişi olduğu vurgulanıyor. Felâketin boyutları öylesine feci ki, on milyon insanın etkilendiğinden, 60 bin insanın öldüğünden ve ekonomik zararın büyüklüğünden bahsediliyor.

Olimpiyatların Öteki Yüzü

Suphi Koray, Haziran 2008

Neredeyse bütün ülkelerin kendi topraklarında yapılması için can attığı 2008 Olimpiyatlarını düzenleme hakkını Çin’in başkenti Pekin kazanmıştı. Hatırlanacak olursa 2000 Olimpiyatlarının İstanbul’da düzenlenmesi için Türkiye de yoğun bir kampanya başlatmış, başarısız olunca sonraki olimpiyatlar için hazırlıklarına devam etmişti. Türkiye şimdi de 2016 Olimpiyatlarına ev sahipliği yapabilmek için kollarını sıvamış durumda. Dört yılda bir düzenlenen olimpiyatların 2012 ev sahibi ise İngiltere olacak.

23 Haziran 2008  

Nepal: Maoculuk ve “Sosyalist” Yönelimli Ulusal Kapitalizm!

Selim Fuat, Haziran 2008

Avrupalı ve ABD’li seçkinlerin “huzur” ülkesi diye tanımlamayı pek sevdikleri Nepal’de, Kurucu Meclis (Anayasa Meclisi) seçiminin sonuçları, gerçekte ülkede “huzur” sahibi tek kesim olan egemen sınıfı alabildiğine sarstı. Çünkü, 10 Nisan 2008’de yapılan seçimin galibi, monarşinin sona ermesini savunan Nepal Komünist Partisi (Maoist) oldu. NKP(M), 1996 yılında başlattığı “Uzun Erimli Halk Savaşı”nı, Nisan 2006’da gerçekleştirilen ve bir milyon insanın sokaklara döküldüğü 19 günlük ayaklanma ile kitlesel bir seferberliğe dönüştürmüştü.

İsrail’in 60. Yılında Ortadoğu Yasta

Kerem Dağlı, Haziran 2008

İsrail sokakları, bizde “kasap havası” diye bilinen hava nagila yani “haydi neşelenelim” şarkısının nağmeleriyle inlerken, Ortadoğu’nun geri kalanında tam bir yas havası hâkim. Çünkü yüz yılı aşkın bir zamandır Ortadoğu emperyalist devletler için bir paylaşım alanı ve bu yüzden de savaşlar hiç eksik olmuyor. Afganistan, Irak, Filistin ve Lübnan’daki durum herkesin malûmu. Sırada Suriye ve İran var.

17 Haziran 2008  

İşçi Sınıfının Devrimci Önderi Marx

Levent Toprak, Mayıs 2008

5 Mayıs 1818’de dünyaya gelen Marx 190 yaşına basmış durumda ve onun heybetli imgesi hâlâ capcanlı. Onun başlıca kurucusu olduğu dünya görüşü hâlâ bu dünyanın hâkim sınıflarını tedirgin etmeye devam ediyor.

İstihdam Paketi mi, Patronlara Kıyak Buketi mi?

İlkay Meriç, Haziran 2008

Asıl adı “İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” olan ve “İstihdam Paketi” olarak anılan yasa tasarısı geçtiğimiz günlerde Mecliste kabul edildi. Başta TÜSİAD olmak üzere tüm sermaye çevreleri hükümetin bu paketi bir an önce Meclisten geçirmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı.

Bursa’da Miting Yasağı

Bursa'dan Marksist Tutum okuru bir işçi, 16 Haziran 2008

Devletin dört başı mamur yasakçı anlayışı sürüyor. İstanbul’daki Taksim yasağına benzer bir yasağa Bursa Valisi de imza attı. Bursa Valisi Şahabettin Harput, yayınladığı genelgeyle şehrin merkezi yerlerinde her türlü eylem ve etkinliği yasakladığını duyurdu.

12 Haziran 2008  

ÖSS Duvarına Karşı Miting

Kartal’dan bir grup Marksist Tutum okuru, 8 Haziran 2008

Liseli öğrenciler 15 Haziranda yapılacak olan ÖSS’yi protesto etmek amacıyla 7 Haziranda Kadıköy’de bir eylem gerçekleştirdiler. “ÖSS Duvarını Yıkalım” pankartı ile yürüyen öğrencilere, az da olsa veliler ve öğretmenler de destek verdi. Eyleme çeşitli öğrenci örgütleri de katıldı.

301. Maddeden Yargılanmayan Kalmayacak!

Tuzla’dan Marksist Tutum okuru bir işçi, 10 Haziran 2008

301. maddenin de dâhil olduğu gerici ceza yasalarının hepsi, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm toplumu boyunduruk altında tutmak için demoklesin kılıcı gibi tepemizde duruyor. Yüzyıl evvelki gerici yasalarla beslenen bu faşizan mantığı yıkmak için, işçi sınıfının devrimci mücadelesinin büyütülmesi şart.

6 Haziran 2008  

1 Mayıs 2008’e Dair

Oktay Baran, Mayıs 2008

1 Mayıs 2008’de İstanbul’da yaşananlar, AKP karşıtı tüm kesimler tarafından şu ya da bu biçimde mahkûm edildi. AKP’nin anti-demokratik ve işçi düşmanı tabiatı bir kez daha ortaya çıktı. Sol hareketin birçok bileşeni, bu durumu “büyük bir politik kazanım ve zafer” olarak yorumladı. Ne var ki, AKP’nin teşhir olduğunu dile getirmekle sınırlı bir değerlendirme, işçi sınıfı hareketi açısından son derece yetersizdir, yanlışlara gebedir ve sorumluluktan kaçan bir anlama gelmektedir.